Ana içeriğe atla

Bu blogdaki popüler yayınlar

İLLEGAL HUTBE

Muhterem müslümanlar! Cenab-ı Hak; Enfal Suresi 27. Ayeti kerimede “… ki bile bile emanetlerinize hıyanet etmeyesiniz” buyurmaktadır. Müminun Suresi 8. Ayeti kerimede “Onlar (müminler) emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler” buyurulmaktadır.   Nisa 58.ayeti kerimede “Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” uyarısı yapılmaktadır. Müfessirler “emanet ehli”ne , “ kamu işlerini yürütenler” anlamını vermişlerdir. Enfal 27’de şu mühim ikaz yer almaktadır: “Ey inananlar! Allah’a ve peygambere karşı hainlik etmeyin, size güvenilen şeylere (emanetlerinize) bile bile ihanet/hıyanet etmiş olursunuz.”   Buradaki  emanet  kelimesine  feraid  (görevler) anlamı da verilir. Ayette aynı zamanda  emanet  kelimesinin zıddı olan  hıyanet  de geçmektedir ki, Menar müelliflerine (Abduh/Reşid Rıza) göre, emaneti koruyan ve sahibine tevdi edene “hafîz, emin, ve...

Güç Bozar, Mutlak Güç Mutlaka Hepimizi Bozar 15.02.2021

Güç Bozar, Mutlak Güç Mutlaka Hepimizi Bozar Biz bu sözü siyaset alanını tanımlamak için sevdik ve hep kullanageldik. Ama başkalarına karşı. O yüzden çoğu zaman yanlış anladık. Kimimiz elini yüzünü yakmamak için bu ‘ateş koru’ndan kaçtı, kimimiz ise cahil cesareti ve ihtirasla onu elinde tutmaya çalıştı. Oysa maharet ve itidal onu hikmetle yönetmeyi ve herkes için faydalı hale getirmeyi öğrenebilmekte. Bunun da yasaları var. Tecrübe edilmiş, sınanmış yasaları. İnkarı durumunda mutlaka otoriterleşmeye varan bu halin bir süre sonra aktörleri de değersizleşmekte; orada “biz” mi yoksa “başkaları” mı var önemsizleşmekte. Bu maalesef hep böyle oldu ve değiştirme fırsatını yakalayanlar elindekinin kıymetini bilemedi. Ama elitlerin ama toplumun zorlamaları karşısında, değiştirmeye dönük idealler yerini konjonktürel muktedirliğin korunmasına bıraktı. Bugünkü tecrübelere ulaşmanın bedeli de bir neslin heder edilmesi oldu. Şimdi daha tecrübeliyiz belki ama daha irade sahibi değiliz. Bize ...

Şura-İman İlişkisi ve Dinamik İrade Toplumu* 04.02.2021

Abdülkadir Udeh “İslam ve Siyasi Durumumuz” adlı kitabında Şûra'yı imanın esaslarından sayar ve imanın tamamlanması için şart koşar. Ona göre Şûra, Müslümanların ayırdedici özelliklerindendir.   Bu önemli tespiti, Şura suresindeki “onlar” ifadesinin amme işlerine herkesin iştirakini emreden ilahi bir uygulama olduğunun altını çizerek yapar. Şura 38 ve Al-i İmran 159. ayetlerden yola çıkarak Şura’nın İslami yönetimin (dinamik toplumun tüm şubelerinin katılımını içeren) temelini teşkil ettiğini ifade eden İslam ulemasının görüşleriyle birleştirdiğimizde, insan tekinden devlet kurumsallaşmasına kadar konunun içiçe ve birbirine kopmaz bağlarla bağlı bir sorumluluk alanı ve kurumsallaşma zorunluluğunu içerdiğini gözlemleriz.   Arap Baharı tecrübesini yaşamış İslam toplumlarının bugün, imanın şartlarından olan “Şura Bilinci”ni gündemleştirme, tartışma ve neden müminlerin ayırdedici özelliklerinden olduğuna dair derinleştirme ihtiyacı söz konusudur. Sorumluluklarımızın kurumsallaştır...