Ana içeriğe atla

KHK'lılar ve İnsan Hakları Sorunları


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MEHMET ŞİMŞEK İLE HASBİHAL

  Sayın Şimşek sözlerimiz size, tekil olarak şahsınıza. Geleceğinizi duyduğumuzda tüm ümit kırıklıklarımıza, tüm birikmiş öfkelerimize rağmen nasıl da umutlanmıştık. İşinin ehli, rasyonel politikalara yol verecek, gelirken kimbilir ne pazarlıklar etmiş, birilerine rağmen göğsünü entrikalara siper etmiş, mevcut sistemin tüm olumsuzluklarının sürdüğünü bildiğimiz halde, doğru bildiklerinden asla taviz vermeyecek idolümüz olmaya adaydınız! Yalnızca biraz zamana ihtiyacınız vardı ki ondan da bizde bolca vardı. Son yedi yılı yara berelerle atlatmış gaziler olarak, ümitlerimizin kırıntılarını tane tane toplayıp soframıza koyacağınızı dört gözle beklemekteydik! Bizi seraptan uyandıran şey Meclis konuşmanız oldu. Tüm “acabalar”a rağmen artırmaya çalıştığımız umutların bir kez daha törpülenmesine sebebiyet verdi. Onca yaşadığımız kabustan sonra zihinlerde “Rasyonel politikalar gütmeye çalışan bir teknokrat” olarak kalmanız iyi olurdu. Selefleriniz kötü yönetime beceriksiz siyasetlerini ...

Ahlaki, rasyonel ve inkılâbi siyasetin zor(un)lukları (1) 18.08.2020

Bu ilk bölümde, konuya girmezden evvel bazı hafıza tazelemeleri/hatırlatmalarda bulunalım.   Gelecek Partisi kurulduktan birkaç gün sonra, Ankara Ekspresi’nde yazdığımız 16 Ocak 2020 tarihli  “Nasıl bir muhalefet tarzı ve dili”  başlıklı yazının son bölümünde şunları vurgulamıştık:   “İlkesel, nitelikli, samimi, yapıcı, akılcı, vicdani, ahlaki siyaset şiar edinilecek     …toplumsal sorunların insana dokunarak, endişelerini, beklentilerini sahici bir şekilde sahiplenen kadrolar ve konuların uzmanlarıyla saha pratikleriyle ortaya konmaya gayret sarfedilecek.     Tehditkâr dil ile cesaret dilinin birbirinden ayrılması yanında, yapıcı uyarılar hikmetli bir uslup ile ortaya konacak…iktidarın doğru yaptığına “doğru”, eğrisine de “eğri” denecek.     Sadece AK Parti kitlesi değil, tüm diğer kesimler de iyi kavramalılar ki uyarılarımız “dost acı söyler!” kıvamında olacak.   …    Topluma korkular aşılayan beka söylemi çeperinden ülk...

Hukuk ve Ekonomi… İkisinin birden can derdinde olması tesadüf değil 10.05.2020

Hukuk ve adalet konusunda istikrar ve güven ortamı olmayınca üst yapıdaki ekonomi de bundan payını fazlasıyla alıyor.   2015-2016’dan bu yana her iki konuda da istikrarı yitirmeye başladığımız aşikar. Konvansiyonel medya ve iktidar çevreleri sebebini dış güçlere bağlamayı tercih etse de, görünen köy kılavuz istemiyor. Dış güçlerin “müdahalesine” hiç de lüzum gerektirmeyen bir ekonomi-politiğin içinde olduğumuz pekçok veri ile sabit.   Üst aklı bilmem ama içeriden yapılan eleştiriler ile dışarıdan yapılanlar içiçe bir durum arzediyor. Yanı aklın yolu bir ve bu da aklın altta mı üstte mi kaldığını önemsizleştiriyor.   Dünya ekonomisi küçülüyor ve bizim 45-50 milyar dolar civarı bir dış kaynağa ihtiyacımız var ama nereden bulacağımız -oluşturduğumuz güvensiz imajla birlikte- muamma!   KOZLARI BİZ VERİYORUZ, ELİN ECNEBİSİ NE YAPSIN   Alman Die Welt, Türk lirasının değer kaybını “hükümetin son yıllarda ekonomiyi sağlam bir zemine dayandırmayı ihmal etmesi”ne bağlıyor...